İslam Ordularının Buhara'ya Saldırıları ve Kıbaç Hatun
5 min History & how-to
5 min History & how-to
Herkese esenlikler değerli insanlar. Bu videoda sizlere Türklere yapılan, İslam orduları tarafından yapılan ilk saldırıdan bahsedeceğim.
İslam orduları ganimete doymuyor arkadaşlar.
Sürekli ganimet. Ganimetle beslendikleri için üretim de yapmıyorlar.
Sadece gidiyorlar, basıyorlar, insanların ellerindekini, ürettiklerini, alın terlerini alıyorlar, getiriyorlar.
Beşte birini reislerine veriyorlar ve beşte dördünü de o baskına katılan insanlara, askerlere dağıtıyorlar.
Böylesi bir süreç işte Türklerin de başına geliyor.
Türkler Ceyhun ve Seyhun Nehri kenarlarında yaşıyorlar.
Orada Buhara kentinde yaşayan bir Türk topluluğu var.
Bu Türk topluluğuna 674 yılında Horasan valisi, Horasan valisi bir saldırı düzenliyor.
Bu Horasan valisi Ubeydullah bin Ziyad. Muaviye'nin valisi yani anlayacağınız.
Geliyor Buhara'ya giriyor. Buhara, dediğim gibi Kıbaç Hatun yönetiyor.
Kıbaç Hatun saldırı karşısında diğer Türklerden yardım bekliyor ama maalesef yardım gelmeyince fazla bir etkin olamıyor ama tamamen de yenilmiyor.
Onuruca direniyor ve onların saldırılarını püskürtüyor.
Fakat İslam orduları belirli bir ganimetle tekrar geriye çekilirler.
Daha sonra aynı yere bu sefer Osman var ya Halife Osman, Halife Osman'ın oğlu Said bin Osman bir orduyla tekrar Buhara'ya saldırır arkadaşlar.
Buhara'ya tekrar saldırır. Çünkü oralarda Türkler üretiyorlar, ticaret yapıyorlar.
İpek Yolu üzerinde bulunuyor, bir zenginliği var.
Mutlaka ki mutlaka oraları eline geçirmek istiyor İslam orduları.
Burada Osman'ın oğlu Said bin Osman büyük bir orduyla geliyor.
Kıbaç Hatun'un da, Hatun'un da bir başka çaresi olmadığından bunlarla anlaşmak zorunda kalıyor ve o tüyler anlaşıyorlar.
Rivayete göre otuz bin Türk gencini esir alıyorlar ve asilzadelerden de on beş, yirmi genç alıyorlar ve pazarda satmak için bunları alıyorlar, gidiyorlar.
Osman'ın oğlu. İsimlerini veriyoruz ya Osman diye çocuklarımıza.
Said diye işte. Said, Osman'ın oğlu Said bin Osman.
Bu esir aldığı Türklere çok aşağılık muamelede bulunurlar.
Onları aşağılarlar sürekli. Ama içlerinden otuz, kırk kişi onur ve haysiyetine yediremezler bu esareti.
Kendi aralarında sözleşirler. Osman'ın oğlu Said bin Osman'ı takip ederler ve üzerine çullanarak ne yaparlar?
Delik deşik ederler. Bugünkü torunlarının onlara, o katillere isminin verileceğini bilselerdi acaba bunu yaparlar mıydı?
Ve bu gençler dağa kaçarlar tabi. Kaçınca İslam orduları etrafını sararlar.
Bunları dağda aç susuz bırakırlar. Hiçbir yere gidemezler ve böylelikle ölüme terk ederler.
Bize ne oluyor peki? Bize ne oluyor? Çünkü bizde belirli bir zümre bunun üzerinden ekmek yiyor arkadaşlar.
İlahiyatçılar, cemaatçiler, cemaat liderleri, tarikat liderleri.
Bunlar insanlarımızı sömürüyor, sömürüyor.
Kanlarını emiyorlar. O kadar vicdansızlar ki neleri varsa ellerinden alıyorlar.
Korkutarak, cehennem korkusuyla korkutarak.
Ve bakınız Arabistan'daki gelişme bizdekileri bitlendirdi.
Kaşınmaya başladılar. Alçak herifler kaşınmaya başladılar.
Neden? Çünkü ellerinden ekmek gidecek.
End of transcript · 391 words
TranslateMom transcribes and translates videos from X, TikTok, YouTube and Instagram. Paste a link and you get a page like this one, in your language.